KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2010/10094 E., 2011/10856 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Üsküdar l. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 16.02.2010
- Numarası
- Esas no: 2008/363 Karar no:2010/63
Karar Metni
244 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Davalı H. D. Türk Medeni Kanununun 405. maddesi gereğince kısıtlanmış ve kendine vasi atanmıştır.Bu durumda kısıtlanmış olması nedeniyle, vekili Av. K.U.ın davalı asil H.D.'yı temsil yetkisi kalmamıştır.Vasisi tarafından bu avukata verilmiş bir vekaletname de bulunmamaktadır. Av. K.U.'ın davalı asıl adına yapmış olduğu temyiz talebinin vekalet ilişkisi sona erdiğinden reddi gerekmiştir.
2-Davalı vasinin temyizinin incelenmesine gelince;
Akıl hastalığından açılmış bir boşanma davası bulunmamaktadır. Davalının Türk Medeni Kanununun 405. maddesi uyarınca kısıtlanması nedeniyle. eylemlerinin iradi olduğundan bahsedilemez.Davanın reddi yerine kabulü doğru görülmemiştir.
KARŞI OY YAZISI
Davalı “psikoz” denilen ruhsal hastalığı sebebiyle vesayet altına alınmıştır. Bu hastalığının eylemlerinin iradiliğini ortadan kaldırdığı belirlenmeden sırf bu sebeple kısıtlanmış olmasından hareketle “eylemlerinin iradi olmadığı" sonucuna ulaşılmasını doğru bulmuyorum. Mahkemece yapılacak iş, davalıda mevcut olduğu belirlenen ruhsal rahatsızlığın iradesi üzerinde müessir olup olmadığını Adli Tıptan rapor almak suretiyle saptamak, sonucuna göre karar vermekten ibarettir. Bu yapılmadan eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru değildir. Bu sebeple değerli çoğunluğun yukarıda 2. bentteki bozma görüşüne katılmıyorum.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2010/10094, K. 2011/10856, 20 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama