KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2010/10109 E., 2011/779 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ocak 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Müdahil
- ...
- Kısıtlanması istenen
- ... ve ...
- Dava türü
- Vesayet
Karar Metni
265 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm vesayet ve denetim makamı kararları yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. 1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre müdahilin vasi atanmasına ilişkin kararın esasına yönelik temyiz itirazları yersizdir. 2-Vasinin sıfatına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Türk Medeni Kanununun 422. maddesi gereğince vasinin sıfatına karşı yapılan itirazları veya vasinin ileri sürdüğü kaçınma sebeplerini (özürleri) inceleme görevi öncelikle vesayet makamı olan Sulh Mahkemesine, onun kabul etmemesi halinde denetim makamı olan Asliye Mahkemesine aittir.
(5133 s.K.md.2-3, TMK.md.397) Somut olayda; vasinin şahsına yönelik itiraz konusunda vesayet makamınca bir karar verilmeden evrak denetim makamına gönderilmiş, denetim makamınca da itirazın süresinde olmadığından bahisle istek reddedilmiştir. Vesayet makamınca karar temyiz eden tarafa 3.4.2010 tarihinde tebliğ edilmiş, 7.4.2010 tarihinde ise itiraz dilekçesi sunulmuştur. Bu nedenle itirazın süresinde olduğunun kabulü gerekir.
Açıklanan bu nedenle, denetim makamı olan Şile Asliye Hukuk Mahkemesinin 6.5.2010 tarih ve 2010/12-14 D.
İş sayılı kararının kaldırılmasına; vasinin şahsına yönelik itiraza ilişkin dilekçenin görev yönünden reddine itirazın yukarıda açıklanan kurallar çerçevesinde değerlendirilip, vesayet makamınca itiraz ve özür nedenleri yerinde görülmediği takdirde buna ilişkin kararla birlikte evrakın denetim makamına gönderilmesine ve denetim makamınca bu konuda kesin bir karar verilmek üzere dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2010/10109, K. 2011/779, 24 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama