KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2010/10119 E., 2011/10868 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Hatay Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 02.02.2010
- Numarası
- Esas no: 2009/462 Karar no:2010/80
Karar Metni
316 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Mahkemece, "eşine fiziki şiddet kullanan davalı, tam kusurlu" kabul edilerek tarafların boşanmalarına karar verilmiştir. Oysa, yapılan soruşturma ve toplanan delillerden; davacının da, söz ve davranışlarıyla kocasını sürekli aşağıladığı ve onu istemediğini ifade ettiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, boşnmada davacı da kusurludur.
Gerçekleşen olaylar kıyaslandığında taraflardan birini diğerinden baskın kusurlu kabul etmek olanağı bulunmadığından boşanmada her ikisinin de aynı oranda kusurlu olduklarının kabulü gerekir.
Bu bakımdan, davalının boşanmada tam kusurlu kabul edilmesi doğru değil ise de; mevcut olaylara göre evlilik birliğinin devamı eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığı sabit olduğuna göre, mahkemece verilen boşanma kararı, bu sebeple sonucu itibarıyla doğru olmakla, kusur yönünden mahkeme kararının gerekçesinin değiştirilmesi suretiyle, davalının bu yöne ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer yönlere ilişkin temyiz itirazları açıklanan sebeple yerinde görülmemiştir.
2-Boşanma sebebiyle maddi ve manevi tazminata hükmedilebilmesi için, diğer şartların yanında, tazminat talep eden tarafın, boşanmada kusursuz veya az kusurlu olması zorunludur (TMK.md.174/1-2). Yukarıda birinci bentte açıklanan sebeple boşanmada, davacının da davalıyla aynı oranda kusurlu olduğu gerçekleştiğine göre, davacı lehine maddi ve manevi tazminata hükmedilemez. Bu husus gözetilmeden davacı yararına maddi ve manevi tazminata hükmolunması doğru bulunmamış, hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.
KARŞI OY YAZISI
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün onanması gerektiği düşüncesiyle değerli çoğunluk kararına katılmıyorum.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2010/10119, K. 2011/10868, 20 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama