KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2010/11020 E., 2011/11527 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Temmuz 2011
- Mahkemesi
- Zonguldak l. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 10.12.2009
- Numarası
- Esas no:2009/15 Karar no:2009/1057
Karar Metni
289 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm kadının boşanma davası, kusur, velayet, manevi tazminat yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. 1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalı-davacı kocanın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Davalı-davacı kocanın kusur ve manevi tazminata ilişkin temyizince gelince;
Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, sadakat yükümlülüğüne aykırı davranışlarda bulunan davacı-davalı kadın yanında, davacı-davalı koca da eşini evden kovarak birlik görevlerini yerine getirmemiştir.Bu durumda mahkemenin kabulünün aksine; taraflar eşit kusurlu olmayıp; evlilik birliğinin temelinden sarsılmasını gerektiren bu olaylara göre davacı-davalı kadın daha fazla kusurludur.Davacı-davalı kadının belirtilen kusurlu davranışları aynı zamanda kocanın kişilik haklarına saldırı oluşturur.
Davalı-davacı koca lehine Türk Medeni Kanununun 174/2. maddesindeki manevi tazminat verilmesi koşulları oluşmuştur.Türk Medeni Kanununun 174/2 maddesi, boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür.
Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davalı-davacı kocanın ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, bu olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK. md.4 BK. md. 42,43,44,49) dikkate alınarak davalı-davacı koca yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir.
Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2010/11020, K. 2011/11527, 5 Temmuz 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama