KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2010/11061 E., 2011/15433 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Bakırköy 7. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 29.12.2009
- Numarası
- Esas no:2008/618 Karar no:2009/882
Karar Metni
422 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hükmün her iki boşanma davası ile alacak yönünden temyizen mürafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan 11.10.2011 gününde duruşmalı temyiz eden davalı-karşı davacı C.A.vekillerinden Av. K.K. ve karşı taraf davacı-karşı davalı F.A. vekili E. D. geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Davalı-davacı koca boşanmaya sebep olarak gösterdiği kadının cinsel probleminin tespitine dair Dr. Arzugül Karna (Pektaş)'nın tanık olarak dinlenmesini ve kendisinden tedaviye dair bilgi talep edilmesini istemiş, bu talebinden de açıkça vazgeçmiş değildir. Bu tanık dinlenmeden, tedaviye dair kendisinde bulunan bilgi ve belgelerin getirtilip dosya arasında alınmadan hüküm kurulması savunma hakkını etkilemektedir. O halde, davalı-davacı kocanın tanığı Dr. Arzugül Karna (Pektaş)'nın 6100 s. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 254-265 maddeleri gereğince dinlenerek, ilgili belgelerin getirtilip dosyaya alınması ve toplanan diğer delillerle birlikte değerlendirilip gerçekleşecek sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
2-Davacı-davalı kadın, kocasının tekne alımı sırasında kendisine borç olarak verdiği 53.081,00 TL.'nin tahsilini talep etmiş; mahkemece istemin kabulüyle, bu bedelin borç olarak verildiği belirtilerek bu bedelin davalı-davacı kocadan tahsiline karar verilmiştir. Bu istek, Türk Medeni Kanununun ikinci kitabında yer alan aile hukukuna ilişkin davalardan olmayıp, Borçlar Kanunu ve genel hükümlerden kaynaklanmaktadır. Bu sebeple, Aile Mahkemesi davaya bakmakla görevli olmayıp, Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir. Görev, kamu düzenine ilişkin olup; mahkemece yargılamanın her aşamasında kendiliğinden gözönünde tutulmalıdır. Mahkemece alacak istemiyle ilgili davanın ayrılarak görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esası hakkında hüküm kurulması da bozmayı gerektirmiştir.
3-Davalı-davacı koca eşinin işyeri alımı sırasında yapmış olduğu katkı (TMK.md.227) karşılığı 8.000.00 TL.'nin tahsilini talep etmiştir. Bu isteğin esası, eşler arasındaki mal rejiminin sona ermesi durumunda incelenebilir. Tarafların evliliği ve dolayısı ile de aralarındaki edinilmiş mallara katılma rejiminin devam ettiği anlaşıldığından; katkı (değer artış payı) alacağı ile ilgili davanın ayrılarak "tarafların boşanma davalarının bekletici mesele yapılması" gerekirken, bu yön nazara alınmadan yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde karar verilmesi de usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2010/11061, K. 2011/15433, 11 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama