KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2010/11342 E., 2011/12575 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Temmuz 2011
- Mahkemesi
- Babaeski Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 17.11.2009
- Numarası
- Esas no:2008/342 Karar no:2009/291
Karar Metni
349 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm kocanın boşanma davası, kusur, tazminatlar, yoksulluk nafakası ve velayet yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davacı-karşı davalı kadının tüm, davalı-karşı davacı kocanın aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davalı-karşı davacı koca, evlilik birliğinin sarsılmasına neden olan olaylar sonucu; işsiz kaldığı üç aylık süre nedeniyle 6000 TL.tazminatın tahsilini istemiştir.
İstek, boşanmanın eki niteliğinde olmadığı gibi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun üçüncü kısmı hariç ikinci kitabından kaynaklanan bir dava da değildir (4787 s.K.md.4). Bu istek hakkında görevli mahkeme; dava tarihi itibariyle sulh hukuk mahkemesidir. Göreve ait kurallar kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden dikkate alınır. Mahkemece; peşin nispi harcın yatırıldığı da gözetilerek bu istek bakımından görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde ret hükmü kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
3-Davalı-karşı davacı koca, bedeli kendi tarafından ödenip, davacı-karşı davalı kadın adına alınan aracın kadın tarafından satıldığını belirterek 15.000 TL.'nin tahsilini de istemiş, peşin nispi harcı da yatırılmıştır.
Mahkemece isteğin açıklattırılması (HUMK.md.75); istek değer artış payı (TMK.md.227) ya da katılma alacağına (TMK.md.231,235,236) ilişkin ise; kadının boşanma davasının temyiz edilmemek suretiyle kesinleştiğinden davanın görülebilir hale geldiği, dikkate alınarak delillerin değerlendirilip sonucu uyarınca bir karar verilmesi, yapılan açıklamaya göre davanın 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun ikinci kitabından üçüncü kısım hariç olmak üzere kaynaklanan bir dava olmadığı belirlendiği takdirde ise; görev hususunun gözetilmesi gerekirken, bu hususlar nazara alınmadan, yazılı şekilde hüküm kurulması da isabetsizdir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2010/11342, K. 2011/12575, 18 Temmuz 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama