KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2010/11505 E., 2010/14165 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Nazilli Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 1.4.2010
- Numarası
- Esas no:2009/430 Karar no:2010/218
Karar Metni
179 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı-davalı kocanın tanığı M. A..ın beyanından kadının hakaretinden sonra tarafların bir araya gelip 2-3 hafta birlikte yaşadıkları anlaşıldığından, davalı-davacı kocanın eşini affettiği en azından olayı hoşgörü ile karşıladığı anlaşılmaktadır.
Türk Medeni Kanununun 166/1-2 maddesi uyarınca; boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir. Oysa dinlenen davacı tanıklarının sözlerinin bir kısmı Türk Medeni Kanununun 166/1 maddesinde yer alan temelinden sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan beyanlar olup, bir kısmı ise, sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak izahlardan ibarettir. Bu itibarla davanın reddi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yetersiz gerekçe ile boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2010/11505, K. 2010/14165, 14 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama