KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2010/11817 E., 2010/15776 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2010
- Mahkemesi
- Ankara 9. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 30.1.2009
- Numarası
- Esas no:2008/122 Karar no:2009/93
Karar Metni
282 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm taraflarca kusur tespiti, tedbir nafakası ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davacının düzenli ve ihtiyaçlarını karşılayacak yeterlikte sürekli gelirinin olduğu anlaşılmaktadır. Bu durum ve davalının gerçekleşen ekonomik ve sosyal durumu dikkate alındığında, dava süresince davacı yararına tedbir nafakası (TMK.md.169) takdir edilmesi doğru bulunmamıştır.
3-Davacı tarafından daha önce, davalının açtığı reddilen boşanma davasına karşılık dava olarak açılan tazminat davasında hüküm altına alınmış olan manevi tazminat, Borçlar Kanununun 49.maddesine dayanmakta olup, davalının o dava tarihine kadar gerçekleşen şahsiyet haklarını zedeleyici kusurlu davranışları karşılığıdır. Davacının bu davadaki manevi tazminat isteği ise Türk Medeni Kanununun 174/2.maddesine dayanmaktadır.
Davalının, "kusurlu" görülerek reddedilen boşanma davasından sonra da başka kadınla ilişkisini kesmeyip devam ettirdiği, bu suretle sadakat yükümlülüğüne (TMK.md.185/3) aykırı davrandığı yapılan soruşturma ve toplanan delillerden anlaşıldığına ve bu hadiseye boşanmanın kabulünü gerektiren sebepler arasında yer verildiğine göre, davalının sözü edilen boşanmaya sebep olan kusurlu fiilinden dolayı kişilik hakları zedelenen davacı yararına Türk Medeni Kanununun 174/2.maddesi uyarınca uygun miktarda manevi tazminat takdiri gerekir.
Bu husus gözetilmeden manevi tazminat isteğinin reddi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2010/11817, K. 2010/15776, 30 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama