KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2010/11919 E., 2011/14213 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Eylül 2011
- Mahkemesi
- Mardin Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 16.02.2010
- Numarası
- Esas no:2007/353 Karar no:2010/41
Karar Metni
368 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle evlilik birliğinin sarsılmasına neden olan olaylarda eşi hastalandığında ilgilenmeyen, evden kovan ve beddua eden davalı kadının tamamen kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre, davalı kadının tüm, davacı kocanın aşağdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Daha ağır kusurlu eş yararına yoksulluk nafakasına hükmolunamaz.(TMK. md.175/1) Bu durumda, davalı kadının yoksulluk nafakası talebinin reddi gerekirken, yazılı şekilde kabulü usul ve yasaya aykırıdır.
3-Türk Medeni Kanununun 174/1. maddesi mevcut veya beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz ya da daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebileceğini, 186. maddesi, eşlerin evi birlikte seçeceklerini, birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve mal varlıkları ile katılacaklarını öngörmüştür.
Toplanan delillerden boşanmaya sebep olan olaylarda maddi tazminat isteyen eşin diğerinden daha ziyade ve eşit kusurlu olmadığı anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu bu eş, en azından diğerinin maddi desteğini yitirmiştir. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile kusurları ve hakkaniyet ilkesi (TMK.md,4 BK.md.42 ve 44 ) dikkate alınarak davacı koca yararına uygun miktarda maddi tazminat verilmelidir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
4-Türk Medeni Kanununun 174/2 maddesi, boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davacı kocanın ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, bu olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK. md.4 BK. md. 42,43,44,49) dikkate alınarak davacı koca yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2010/11919, K. 2011/14213, 28 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama