KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2010/12344 E., 2011/13910 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Eylül 2011
- Mahkemesi
- Diyarbakır Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 15.04.2010
- Numarası
- Esas no:2009/4 Karar no:2010/370
Karar Metni
302 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm kusur, nafakalar, manevi tazminat ve ziynet eşyaları yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davacının yoksulluk nafakasının gelecek yıllarda ne şekilde ödeneceğine (artışına) yönelik bir istemi olmamasına rağmen; yazılı şekilde gelecek yıllarda artışına karar verilmiş o lması; usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
3-Davacının ziynet alacağı istemiyle ilgili olarak kurulan hükümde eşyalar tanımlanmışsa da bir kısmının iade edilmemesi durumunda her bir ziynet eşyasının bedeli gösterilmeyerek ziynetlerin tamamının toplam bedeline hükmedilmiştir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 388/5. maddesi, hükmün sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yükletilen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer, birer, açık , şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesini emredici kural olarak getirmiştir. Gerekçeli kararın da kısa karara uygun düzenlenmesi zorunludur. (HUMK. md. 381/2).
Dava dilekçesi, bilirkişi raporu gibi herhangi bir belgeye atıf yapılarak hüküm kurulamaz. Gerek tefhim edilen ve zabıtla belirlenen kararda, gerekse buna uygun düzenlenmesi zorunlu gerekçeli kararda hüküm altına alınan eşyanın cins, nitelik, miktar ve değerlerinin ayrı ayrı gösterilmesi ve taraflara yüklenen borç ile tanınan hakkın infazda güçlük çıkarmayacak biçimde belirtilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2010/12344, K. 2011/13910, 22 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama