KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2010/12751 E., 2011/18564 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Kasım 2011
- Mahkemesi
- İzmir 10. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 06.05.2010
- Numarası
- Esas no:2009/658 Karar no:2010/398
Karar Metni
371 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kocanın boşanma davası, kusur, tazminatlar ve yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 15.11.2011 günü temyiz eden davalı-davacı S.U.Ü. vekili Av. ... geldi. Karşı taraf davacı-davalı T. Ü. ile vekili gelmedi. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalı-davacı kadının, kocanın boşanma davasına yönelik temyiz itirazları yersizdir.
2-Davalı-davacı kadının kusur, tazminatlar ve yoksulluk nafakasından temyizine gelince;
Evlilik nikah akti (TMK.md.142) ile kurulur. Nikah akti yapıldıktan sonra eylemli olarak evlilik birliği kurulmasa bile, evlenme aktinin tarafları (eşler) evlenmenin hükümlerine tabi olur.
Toplanan delillerden; davalı-davacı kadının, davacı-davalı eşinin ekonomik gücünü aşan eşyalar istediği, kayınvalidesine “şizofren” dediği, davacı-davalının da eşini sürekli aşağıladığı, hakaret ettiği, kolunu çekip bileğini kıvırdığı, güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu, nikahtan sonra yapılması kararlaştırılan düğünü iptal ettiği, böylece evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda davalı-davacı kadın da kusurlu olmakla birlikte davacı-davalı kocanın daha ağır kusurlu olduğu anlaşılmaktadır.
Bu husus göz önüne alınmadan evlilik birliğinin fiilen kurulmadığından söz edilerek; kusur belirlemesi yapılmayarak, davalı-davacı kadının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
3-Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. (TMK.m.175) Toplanan delillerle, boşanmaya sebep olan olaylarda kadının daha ağır kusurlu olmadığı, her hangi bir geliri ve malvarlığının bulunmadığı, boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği gerçekleşmiştir. O halde, kadın yararına geçimi için uygun miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerekirken isteğin reddi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2010/12751, K. 2011/18564, 15 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama