KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2010/13218 E., 2010/15267 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2010
- Mahkemesi
- Konya 2.Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 27.4.2010
- Numarası
- Esas no:2009/754 Karar no:2010/398
Karar Metni
291 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm davalı-davacı kadın tarafından; kusur, maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Türk Medeni Kanununun 166/1-2 maddesi uyarınca; boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir. Oysa dinlenen davacı tanıklarının sözlerinin bir kısmı Türk Medeni Kanununun 166/1 maddesinde yer alan temelinden sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan beyanlar olup, bir kısmı ise, sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak izahlardan ibarettir. Bu itibarla davalı-davacı kadın tarafından açılan boşanma davasının reddi yerine, yetersiz gerekçe ile boşanma kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı ise de, bu yön davacı-davalı koca tarafından temyiz edilmediğinden bozma sebebi yapılmamış, yanlışlığa işaret edilmekle yetinilmiştir.
2-Temyiz sebeplerine hasren yapılan incelemeye gelince;
a-Dosyadaki yazılara, bozmaya uygun işlem ve araştırma yapılmış olmasına, delillerin takdirinde bir yanlışlık bulunmamasına göre davalı-davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b-Davalı-davacının akıl hastası olduğu belirlendiğine göre davranışlarının iradi olduğu kabul edilemez. Davalının davranışları iradi olmadığından kusurlu kabul edilmesine de olanak yoktur. Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden davalı-davacının herhangi bir geliri ve malvarlığının bulunmadığı, boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği gerçekleşmiştir. Yoksulluk nafakası için, nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. (TMK.m.175/2) O halde, davalı-davacının kusurlu kabul edilmesi ve bunun sonucu yoksulluk nafakası isteğinin reddi usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2010/13218, K. 2010/15267, 27 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama