KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2010/13669 E., 2011/19356 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Eskişehir l. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 3.6.2010
- Numarası
- Esas no:2009/325 Karar no:2010/468
Karar Metni
399 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm davalı-davacı (koca) tarafından; ağır kusurlu kabul edilmesine ilişkin gerekçesi, kadının davası, kadın lehine takdir edilen tazminatlar, tedbir ve yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 22.11.2011 günü temyiz eden davalı-karşı davacı C.K.vekili Av. .. .. ile karşı taraf davacı-karşı davalı K. K. vekili Av. ... geldiler. Her iki taraf vekilleri yetki belgesi ibraz ettiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalı-davacı (koca)'nın tedbir ve yoksulluk nafakasına ilişkin temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece; boşanmada davalı-davacı (koca) "daha fazla kusurlu" kabul edilmiş ise de; yapılan soruşturma ve toplanan delillerden; davalı-davacı (koca)'nın eşini, kendine ait işyerinde rızası hilafına çalıştırdığı, evden kovduğu ve üzerine saldırdığı; davacı-davalı (kadın)'ın da; kocasına, başkalarının yanında " sen erkek değilsin" diyerek aşağıladığı ve ısrarla başka birini sevdiğini söylediği anlaşılmaktadır.
Gerçekleşen bu olaylara göre, evlilik birliğinin her ikisinin eşit kusurlu davranışlarıyla temelinden sarsıldığının kabulü gerekirken, kocanın "daha fazla kusurlu" kabul edilmesi doğru değil ise de, koca kusursuz veya daha az kusurlu olmadığına göre, kadının davasının kabul edilmesi bu sebeple sonucu itibarıyla doğru olduğundan, hükmün boşanmada davalı-davacı (koca)'nın daha fazla kusurlu olduğuna ilişkin gerekçesinin açıklanan şekilde değiştirilmesi suretiyle onanması gerekmiş, davalı-davacı (koca)'nın bu yöne ilişkin temyiz itirazları bu sebeple yerinde görülmemiştir.
3-Boşanma sebebiyle maddi ve manevi tazminata hükmedilebilmesi için, diğer şartların yanında, tazminat talep edenin, kusursuz veya diğerine oranla az kusurlu olması zorunludur. Yukarıda belirtilen ve gerçekleşen olaylara göre boşanmada taraflar eşit kusurlu olduklarına göre, eşit kusurlu olan taraf yararına maddi ve manevi tazminata hükmolunamaz. Bu husus gözetilmeden davacı-davalı (kadın) yararına maddi ve manevi tazminata hükmolunması doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2010/13669, K. 2011/19356, 22 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama