KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2010/14440 E., 2012/587 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Ocak 2012
- Mahkemesi
- İnebolu Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 31.3.2010
- Numarası
- Esas no:2008/138 Karar no:2010/113
Karar Metni
274 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava; müşterek mirasçı ve kayden sağ olan F.'nin ölümünün tespiti ayrıca müşterek mirasçılardan N.'ye ait kaydın mükerrer olması nedeniyle iptali isteğine ilişkindir.
Bir hakkın kullanılması için bir kimsenin sağ veya ölü olduğunu veya belirli bir zamanda ya da başka bir kimsenin ölümünde sağ bulunduğunu ileri süren kimse, iddiasını ispat etmek zorundadır (TMK.md.29/1). Doğum ve ölüm nüfus sicilindeki kayıtlarla ispat olunur. Nüfus sicilinde bir kayıt yoksa veya bulunan kaydın doğru olmadığı anlaşılırsa, gerçek durum her türlü kanıtla ispat edilebilir. (TMK.md.30)
Kesinleşmiş mahkeme kararı olmadan nüfus kütüklerindeki kayıtlar değiştirilemez (Nf.K.md.35). İlgilileri bir kişinin sağ ya da ölü olduğunun tespitini dava edebilirler. (TMK.md.44/2, Nf.H.K.md.36/c, Nüfus Hizmetleri Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik md.77/5)
Yukarıda açıklanan yasa hükümleri gözetildiğinde davanın 4721 sayılı Türk Medeni Kannu ile 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu kapsamında kaldığı ve adli yargının görevli olduğu açıktır. Öte yandan doğum ve tescil tarihleri farklı kayıtların maddi hata olarak idarece düzeltilmesi olanağı da bulunmamaktadır. Mahkemece kaydının iptali istenen 1906 doğumlu N. ile ölümünün tespiti istenen F.nin muhtemel mirasçılarının davaya dahil edilmesi sağlanıp ve tüm deliller toplandıktan sonra sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde dilekçenin görev yönünden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2010/14440, K. 2012/587, 19 Ocak 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama