KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2010/15317 E., 2011/16633 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Şanlıurfa Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 22.6.2010
- Numarası
- Esas no:2010/138 Karar no:2010/641
Karar Metni
316 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm birleşen nafaka davası, kusur, velayet, nafakalar, tazminatlar ve faiz yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. 1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalı kocanın tüm, davacı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece de kabul edildiği üzere davalı kocanın özürlü olan ortak çocuğu ve eşiyle ilgilenmediği, onları istemediğini söylediği, yakınlarının evlilik birliğini müdahalesine tepki göstermediği anlaşılmaktadır. Davalı kocanın ayrıca ev eşyalarına zarar verdiği, eşine hakaret ettiği de sabit olmuştur.
Davacı kadının kusurlu davranışı kanıtlanamamış; mahkemece, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına ve boşanmaya neden olan olaylarda kusurun tamamen davalı kocada olduğu kabul edilmiştir.
Açılanan olaylardan, eşini istemediğini söyleme ve hakaret etme davranışı, kişilik haklarına saldırı niteliğinde olmasına ve bu nedenle Türk Medeni Kanununun 172/2. maddesindeki manevi tazminat verilmesi koşulları oluştuğu halde; yazılı şekilde davacı kadının manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesi isabetsiz olup; bozmayı gerektirmiştir.
3-Davacı kadının maddi tazminat istemine faiz uygulaması talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmamış olması da doğru görülmemiştir. 4-Davacı kadın tarafından Türk Medeni Kanununun 197. maddeye dayalı olarak açılan bağımsız tedbir nafakası davası boşanma davasıyla birleştirilmekle birlikte; tedbir nafakası davası hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2010/15317, K. 2011/16633, 24 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama