KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2010/16409 E., 2011/17692 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Konya 2. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 25.5.2010
- Numarası
- Esas no:2008/1137 Karar no:2010/512
Karar Metni
297 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm kusur, tazminatlar, velayet ve nafaka yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. 1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere göre davacının velayete ve nafakaya ilişkin temyiz itirazları yersizdir. 2-Davacının diğer yönlere ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece, "davacı, davalıdan daha fazla kusurlu" kabul edilmiş, bunun gerekçesi olarak da davacının evlilik birliğine ilişkin görevlerini yerine getirmemesi yanında, eşine fiziki şiddet kullanması, hakaret etmesi gösterilmiştir. Davalı, daha önce açmış olduğu nafaka davasında da eşinin kendisine fiziki şiddet kullandığını iddia etmiş, ancak nafaka davasında dinlenen tanıklar, şiddete ilişkin bir beyanda bulunmamışlardır.
İşbu davada dinlenen davalının kardeşi Kadir "kız kardeşimi getirdiğimde suratında morluklar vardı" dediği halde, babası Yaşar "..kızım geldiğinde yara bere izi yoktu" şeklinde beyanda bulunmuştur. Beyanlar biribiriyle çelişmektedir. Bu durumda davacının eşine fiziki şiddet uyguladığı sabit kabul edilemez.
Gerçekleşen husus, davacının birlik görevlerini yerine getirmediği ve eşine hakaret ettiği, davalının da kayınvalidesine "haysiyetsiz köpek, orospu" şeklinde sözler sarfettiği ve kocasından tiksindiğini ifade ettiğidir. Gerçekleşen bu olaylara göre evlilik birliğinin tarafların eşit kusurlu davranışlarıyla temelinden sarsıldığının kabulü gerekir. Eşit kusurlu eş yararına da, Türk Medeni Kanununun 174/1-2. maddesi gereğince maddi ve manevi tazminata hükmolunamaz.
Hal böyleyken, davacının davalıya göre daha fazla kusurlu kabul edilmesi ve buna bağlı olarak davalı yararına maddi ve manevi tazminata hükmolunması doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2010/16409, K. 2011/17692, 31 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama