KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2010/20134 E., 2011/20125 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Ankara 7. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 20.7.2010
- Numarası
- Esas no:2009/1286 Karar no:2010/1044
Karar Metni
279 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm taraflarca her iki dava yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle hükmedilen yoksulluk nafakasının boşanma kararının kesinleştiği tarihten itibaren geçerli olacağının tabii bulunmasına göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Toplanan delillerden, mahkemenin de kabulünde bulunduğu üzere, davacı -davalı kocanın davalı-davacı kadını istemediğini belirttiği ve hastalığıyla ilgilenmediği anlaşılmaktadır. Türk Medeni Kanununun 174/2. maddesi koşulları davalı-davacı kadın lehine gerekleştiği halde yazılı gerekçeyle davalı-davacının manevi tazminat talebinin reddi doğru görülmemiştir.
3-Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK. md.186/1) geçimine, (TMK md.185/3) malların yönetimine (TMK.md. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK.md.185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (re'sen) almak zorundadır (TMK.md.169). O halde; Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere davalı-davacı kadın yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
4-İstek olmadığı halde davalı-davacı kadın yararına hükmedilen maddi tazminat için faiz takdir edilmesi isabetsizdir. (HUMK.md.74)
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2010/20134, K. 2011/20125, 29 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama