KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2010/20160 E., 2011/20139 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Karşıyaka 3. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 17.06.2010
- Numarası
- Esas no:2009/207 Karar no:2010/709
Karar Metni
348 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm kocanın kabul edilen boşanma davası, kusur, manevi tazminat, velayet, nafakalar, yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Davacı-davalı kadının temyiz dilekçesi davalı-davacı kocaya 16.09.2010 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen davalı-davacı kocanın 10 günlük süre geçtikten sonra 29.09.2010 tarihinde katılma yoluyla temyiz talebinde bulunduğu anlaşılmakla, davalı-davacı kocanın katılma yoluyla temyiz talebinin süre aşımı sebebiyle reddine, karar verilmesi gerekmiştir.
2-Davacı-davalı kadının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a)-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davacı-davalı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b)-Davalı-davacı tanığı M.'nın beyanından tarafların boşanma davasından sonra yirmi gün kadar birlikte yaşadıkları ve İzmir'e tatile gittikleri anlaşılmaktadır. Boşanma davasının varlığına rağmen tarafların birarada yaşamaya devam etmesi evlilik birliğinin temelinden sarsılmadığını, çekilebilir olduğunu gösterir. O halde asıl ve birleşen boşanma davasının reddi gerekirken yazılı gerekçeyle her iki davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ise de, davacı-davalı kadının kabul edilen boşanma davası temyiz edilmediğinden yanlışlığa değinilmekle yetinilmiş, davalı-davacı kocanın kabul edilen boşanma davası yönünden hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
c)-Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. (TMK.m.175) Toplanan delillerle, boşanmaya sebep olan olaylarda davacı-davalı kadın daha ağır kusurlu olmadığı, her hangi bir geliri ve malvarlığının bulunmadığı, boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği gerçekleşmiştir. O halde, davacı-davalı kadın yararına geçimi için uygun miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerekirken isteğin reddi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2010/20160, K. 2011/20139, 29 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama