KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2010/20329 E., 2011/20284 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
Karar Metni
239 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa, 31.3.2011 tarihli 6217 sayılı Kanunun 3. maddesiyle ilave edilen Geçici 3. maddenin (1.) fıkrası gereğince;1086 sayılı Kanunun temyize ilişkin hükümlerinin uygulanması gerekmiştir. Kesin olarak verilen hükümler ile Yargıtayca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan hükümler aleyhine Adalet Bakanlığının göstereceği lüzum üzerine Cumhuriyet Başsavcılığınca kanun yararına bozma yoluna gidilebilir. (HUMK. md. 427/6)
Mahkemece 17.09.2007 tarihinde tarafların boşanmalarına karar verilmiş, bu kararın taraflardan kime hangi tarihte ve ne suretle tebliğ edildiği belirtilmeksizin iki adet tebliğ zarfına dayanılarak ve taraf vekillerinin karardan önce ... bulundukları 14.09.2007 tarihli dilekçede yer ... "kararı temyiz etmeyeceklerine" ilişkin beyanlarına istinaden, mahkemece karara 17.09.2007 tarihinde kesinleştiğine ilişkin şerh verilmiştir.
Kararın taraf vekillerinden kime hangi tarihte ve ne suretle tebliğ edildiği dosyadaki tebliğ mazbatalarında belirtilmediğinden, böyle bir tebliğ geçerli değildir.Geçerli bir tebliğ bulunmadıkça karar kesinleşmiş sayılamaz. Doğmamış haktan da feragat sonuç doğurmaz. Bu bakımdan taraf vekillerinin imzasını ihtiva eden 14.09.2007 tarihini taşıyan dilekçedeki temyizden feragata ilişkin beyan geçerli kabul edilmemiştir.
Bu itibarla ortada taraflara ya da vekillerine yapılmış usulüne uygun tebligat bulunmadığından karar kesinleşmemiş, bu sebeple kanun yararına temyizin şartı gerçekleşmemiştir. Kanun yararına bozma isteminin açıklanan nedenle reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2010/20329, K. 2011/20284, 30 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama