KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2010/20550 E., 2011/20524 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Köprübaşı Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 29.6.2010
- Numarası
- Esas no:2009/62 Karar no:2010/37
Karar Metni
257 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Yargılama sonunda uyuşmazlığın esası hakkında verilen nihai karar hükümdür. Hüküm yargılamanın sona erdiği duruşmada verilir ve tefhim olunur. Hükmün tefhimi, her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur (HMK.m.294/1,2,3. HUMK.m.381). Mahkemece duruşma tutanağına geçirilen hüküm sonucunda (kısa karar) sadece "davanın kabulüne" denilmiş; gerekçeli kararda ise hüküm sonucuna ayrıntılı olarak, yer verilmek suretiyle çelişki yaratılmıştır.
Kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki bulunması, hangisinin geçerli olacağını belirsiz hale getireceğinden; kabul edilemez. Tefhim edilen hüküm sonucu yanlış olsa bile, gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Mahkeme kendi yanlışlığını gerekçeli karar yazımı sırasında düzeltemez. Yanlışlık, ancak temyiz/yasa yoluna başvurulması ve kararın bozulması yoluyla giderilebilir.
Tefhim edilen ve duruşma tutanağına geçirilen hüküm sonucu arasındaki aykırılık, diğer yönlerin temyiz incelemesi gerekmeksizin tek başına bozma nedeni olur. Böyle bir durumda, bozma sonrasında mahkemece yapılacak iş. 10.04.1992 tarihli 7/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı gözetilerek, yeniden karar oluşturmaktan ibarettir.
Belirtilen nedenlerle, mahkemece hüküm sonucu hakkında kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki yaratacak şekilde karar oluşturulması, anılan usul kurallarına aykırı olup; bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2010/20550, K. 2011/20524, 1 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama