KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2010/2085 E., 2010/15813 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Tunceli Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 8.6.2009
- Numarası
- Esas no:2007/228 Karar no:2009/258
Karar Metni
248 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı, aile konutu olduğunu ve eşlerin evlilik birliği içinde 11.10.2006 tarihinde ortak tasarruflarıyla edindiklerini iddia ettiği taşınmazın, davacı eşten mal kaçırmak kastıyla danışıklı (muvazaalı) şekilde diğer eş tarafından üçüncü kişi adına tescil ettirildiğini ileri sürerek tapunun iptaliyle davalı eşi adına tescilini istemiştir.
Bu davada Türk Medeni Kanununun "aile konutuyla" ilgili maddesi (TMK.m.194) ile edinilmiş mallara katılma rejimini düzenleyen maddelerinin (özellikle TMK.m.227, 229, 231) tartışılması gerekecektir. 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usüllerine Dair Kanunun 4. maddesi. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun ikinci kitabından (üçüncü kısım hariç olmak üzere) kaynaklanan bütün davaların Aile Mahkemesinde bakılacağını hükme bağlamıştır.
Aile Mahkemesi kurulmayan yerlerde ise Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurlunca belirlenen Asliye Hukuk Mahkemelerinde "Aile Mahkemesi sıfatıyla" görülüp karara bağlanması gerekir. (H.G.K. 16.11.2005 t. ve 2/673-617 sayılı kararı) Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan; mahkemelerce yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması zorunludur.
Davaya "Aile Mahkemesi Sıfatıyla" bakılması gerekirken, bu husus düşünülmeden Asliye Hukuk Mahkemesi olarak yargılamaya devam edilip, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2010/2085, K. 2010/15813, 4 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama