KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2010/21095 E., 2011/1075 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ocak 2011
- Mahkemesi
- Ankara 1.Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 21.04.2009
- Numarası
- Esas no:2008/630 Karar no:2009/506
Karar Metni
421 kelime·2 dk okuma
#Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; kısmen bozulmasına-kısmen onanmasına dair Dairemizin 06.07.2010 gün ve 12000-13543 sayılı ilamiyle ilgili karar düzeltme isteminde bulunulmakla, evrak okundu, gereği düşünüldü; 1-Temyiz ilamında yer alan açıklamalara göre davacının, manevi tazminatın miktarına ilişkin karar düzeltme isteği yerinde görülmemiştir. 2-Davacının manevi tazminatla ilgili davalı yararına yapılan bozma kararına yönelik karar düzeltme isteğine gelince:
Mahkemece, “davalının eşine şiddet uyguladığı, hakaret ettiği, güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu ve evine bakmadığı sabit görülmüş, boşanmaya yol açan olaylarda bu sebeplerle davalı, davacıya oranla daha ziyade kusurlu kabul edilerek” tarafların boşanmalarına karar verilmiş, davacı lehine hükümde gösterilen miktarda manevi tazminat takdir edilmiştir.
Hüküm; davacı tarafından takdir edilen manevi tazminatın miktarı yönünden, davalı tarafından da tamamını kapsayacak şekilde temyiz edilmiş; davacının manevi tazminatın miktarına ilişkin temyiz itrazları ile davalının manevi tazminat dışındaki yönlere ilişkin temyiz itirazları reddedilerek, bu yönler Yargıtayca açıkça onanmış, hüküm “davalı kocadan kaynaklanan davacının kişilik haklarına saldırı oluşturan kusurlu bir davranışı kanıtlanamadığı, bu sebeple davacı yararına manevi tazminata hükmolunamayacağı” gerekçesiyle manevi tazminat yönünden davalı yararına bozulmuştur.
Davacı karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Mahkemece, davalının eşine şiddet uyguladığı, hakaret ettiği, güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu ve birlik görevlerini yerine getirmediği sabit ve bu sebeplerle davalı daha ziyade kusurlu kabul edilerek boşanma kararı verildiğine ve davalının bu yönlere ilişkin temyiz itirazları reddedilerek boşanma kararı açıkça onandığına göre, davacı yararına davalının gerçekleşen bu eylemlerinden dolayı manevi tazminat takdir edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ne var ki ilk incelemede bu husus gözden kaçtığından hüküm, davalı yararına manevi tazminat yönünden bozulmuş olduğundan, davacının bu yöne ilişkin karar düzeltme isteği haklı ve yerindedir.
Öyleyse, davacının manevi tazminatla ilgili bozma kararına ilişkin karar düzeltme isteğinin kabulüne, Dairemizin kısmi bozma ve kısmi onamaya dair ilamının, bozmaya ilişkin bölümün kaldırılmasına, yerel mahkeme kararının davacı yararına hükmedilen manevi tazminat yönünden de onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2010/21095, K. 2011/1075, 25 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama