KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2010/21765 E., 2011/1118 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ocak 2011
- Mahkemesi
- Sarıyer Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 24.3.2010
- Numarası
- Esas no:2008/973 Karar no:2010/355
Karar Metni
301 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, 9.5.2001 tarihinde açılmış, o tarihte görevli olan mahalli Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama sonunda 19.3.2002 tarihinde, davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına ve fer'ilerine karar verilmiş, bu karar tarafların temyizi üzerine Yargıtay'ca "karardan sonra yargı çevresinde aile hukukundan doğan dava ve işlere bakmak üzere 4787 sayılı Kanunla müstakil aile mahkemesi kurulup faaliyete geçtiği, bu Yasanın geçici 1. maddesi gereğince dosyanın aile mahkemesine devri gerektiği" belirtilerek devir kararı verilmek üzere bozulmuş, bozma sebebine göre diğer yönler incelenmemiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak, dosya aynı yerdeki aile mahkemesine devredilmiş, bu mahkemece davalının "ilk kararın verilmesinden sonra biraraya geldikleri ve birlikte yaşadıkları" yönündeki savunması ve bu konuda gösterdiği tanıkların beyanı esas alınarak dava reddedilmiştir.
Asliye Mahkemesinde yapılan yargılama sırasında davalı tebligata rağmen duruşmalara katılmamış ve herhangi bir delil bildirmemiştir. Mahalli mahkemede, davadan sonra biraraya geldiklerini de iddia etmemiştir. Hüküm, yasadan kaynaklanan sebeple bozulduktan sonra, dosyanın devredildiği mahkemede bu hususu ileri sürmüş ve bu konuda delil bildirmiştir.
Bozma gereğince dosyanın devredildiği mahkeme, devirden önceki görevli mahkemenin topladığı delillerle bağlıdır, yeniden delil toplayamaz ve bozmadan önce mahalli mahkemedeki yargılamada ileri sürülmeyen bir husus, devralan mahkemede de ileri sürülemez.
Bu bakımdan mahkemece, bozmadan önceki iddia ve savunma çerçevesinde toplanan deliller esas alınarak hüküm kurulması gerekirken bu husus gözetilmeden, davalıya, mahalli mahkemece yapılan yargılama sırasında ileri sürmediği bir hususta tanık gösterme hakkının tanınması ve bu tanıkların beyanlarının esas alınarak hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2010/21765, K. 2011/1118, 26 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama