KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2010/22693 E., 2011/21578 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Kocaeli l. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 29.09.2010
- Numarası
- Esas no:2009/231 Karar no:2010/946
Karar Metni
352 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Mahkemece davalı kadın daha ağır kusurlu kabul edilerek boşanma kararı verilmiştir.
Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden davacı kocanın eşine hakaret edip, şiddet uyguladığı, birlik görevlerini yerine getirmediği, davalı kadının ise eşine hakaret ettiği, güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu sabit olmuştur.Gerçekleşen bu duruma göre boşanmaya neden olan olaylarda tarafların eşit kusurlu kabul edilmeleri gerekirken davalı kadının daha ağır kusurlu kabul edilmesi doğru değil ise de karar sonucu itibarıyla doğru olduğundan davalının bu yöne ilişkin itirazının reddi ile hükmün boşanmaya ilişkin kısmının kusura ilişkin gerekçesi değiştirilmek suretiyle onanması gerekmiş,
davalının bu yön ve aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan yönlere ilişkin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK. md.186/1) geçimine, (TMK md.185/3) malların yönetimine (TMK. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK.md.185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (resen) almak zorundadır (TMK.169). O halde; Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere davalı kadın yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
3-Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. (TMK.m.175) Toplanan delillerle, boşanmaya sebep olan olaylarda davalı kadının daha ağır kusurlu olmadığı, her hangi bir geliri ve malvarlığının bulunmadığı, boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği gerçekleşmiştir. O halde, davalı kadın yararına geçimi için uygun miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerekirken isteğin reddi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2010/22693, K. 2011/21578, 12 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama