KÜNYE
- Mercii
- Yargıtay
- Daire
- 2. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2010/3102
- Karar No
- -
- Karar tarihi
- 29 Mart 2010
Karar Metni
275 kelime·1 dk okuma·4 bölüm
2. Hukuk Dairesi 2010/3102 E. , 22010/5943 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ
Manavgat 1.Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
TARİHİ :31.7.2008
NUMARASI
Esas no:2008/109 Karar no:2008/415
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, evliliğin nispi butlan sebebiyle iptali, bunun kabul edilmemesi halinde boşanma isteğine ilişkindir.
Davacı, davalı ile 04.01.2008 tarihinde nikah yaptıklarını, henüz düğünleri yapılıp bir araya gelmediklerini, 09.02.2008 günü düğün yapmayı kararlaştırdıklarını, davalının iki yıldır bir başka kadınla karı-koca gibi birlikte yaşadığını 25.01.2008 günü öğrendiğini, bunu bilmiş olsaydı davalı ile bu evliliği gerçekleştirmeyeceğini, davalının ahlaki yapısının evlilik birliğinin devamı için önemli bir vasıf olup, bu durumun kendisi yönünden davalı ile birlikte yaşamayı çekilmez hale sokan bir davranış olduğunu ileri sürmektedir.
Türk Medeni Kanununun 149/2.maddesine göre, eşinde bulunmaması, onunla birlikte yaşamayı kendisi için çekilmez bir duruma sokacak derecede önemli bir niteliği hakkında hataya düşülerek evlenen karı kocadan her biri, evlenmenin iptalini dava edebilir. Davalının, evlenmeden önce iki yıldan beri bir başka kadınla fiilen beraber yaşıyor olması, yasanın 149/2.maddesinde öngörülen ve evliliğin butlanını gerektirecek nitelikte vasıfta hata oluşturmaz. İptal sebebinin gerçekleşmediği dikkate alınmadan evliliğin iptaline karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.
KARŞI OY YAZISI
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere göre evliliğin iptaline ilişkin hüküm doğrudur. Hükmün bu bölümünün onanması, tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesi gerekir. Açıklanan sebeple değerli çoğunluğun bozma düşüncesine iştirak etmiyoruz.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2010/3102, K. -, 29 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama