KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2010/3991 E., 2010/5615 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mart 2010
- Mahkemesi
- Ankara 9.Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 29.7.2008
- Numarası
- Esas no:2007/1089 Karar no:2008/908
Karar Metni
271 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın birleştirilerek yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm her iki dava yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Boşanmanın eki niteliğindeki maddi ve manevi tazminat boşanma hükmünün kesinleşmesi ile muaccel hale gelir. Faize de bu tarihten itibaren hükmedilmesi gerekirken karar tarihinden itibaren maddi ve manevi tazminata yasal faiz yürütülmesi doğru olmamıştır.
3-Tefhim edilen kısa kararda davacının birleşen nafaka davası ile ilgili hüküm kurulmazken, gerekçeli kararda "birleşen nafaka davası ile ilgili olarak hüküm kurulmak suretiyle çelişki yaratılmıştır.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasasının 38l/2 maddesi uyarınca kararın tefhimi en az 388.maddede belirtilen hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Bu durumda gerekçeli kararın, tefhim edilen karar yanlışta olsa, buna uygun düzenlenmesi gerekmektedir. Yanlışlık ancak temyiz yoluna başvurulması ve kararın bozulması halinde düzeltilebilir. Tefhim edilen kararla gerekçeli karardaki aykırılık diğer yönler incelenmeden tek başına bozma sebebi olur. O halde mahkemece yapılacak iş, l0.4.l992 tarihli 7/4 sayılı içtihadı birleştirme kararı gözetilerek yeniden karar oluşturmaktan ibarettir.
KARŞI OY YAZISI
Tefhim edilen kararla gerekçeli karardaki aykırılık diğer yönler incelenmeden tek başına bozma sebebi olacağından farklı düşünüyorum.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2010/3991, K. 2010/5615, 23 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama