KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2010/6565 E., 2010/10641 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Sorgun 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 07.02.2008
- Numarası
- Esas no:2005/462 Karar no:2008/30
Karar Metni
242 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Davacılar, anneleri F..’nin 01.07.1998 tarihinde vefat eden K.’le evlilik dışı ilişkisinden dünyaya geldiklerini, babalarının müteveffa K. olduğunu ileri sürdüklerine göre, dava babalığa (TMK.md.301) ilişkin olup, Türk Medeni Kanununun, üçüncü kısmı (md.396-494) hariç, ikinci kitabından (md.118-395) kaynaklanmaktadır.
Aile mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair 4787 Sayılı Kanunun 4/1.maddesi, Türk Medeni Kanununun, üçüncü kısmı hariç ikinci kitabında yer alan “aile hukukundan” dava ve işlere aile mahkemelerinde bakılacağını, aynı yasanın 2/2.maddesi de aile mahkemesi kurulmayan yerlerde, bu sıfatla asliye mahkemelerince bakılacağını hükme bağlamıştır.
Görev kuralları kamu düzeninden olup, yargılamanın her aşamasında hakim tarafından res’en dikkate alınması gerekir (HUMK.md.7) .Bu açıklama karşısında davaya aile mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekirken, bu husus gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
2-Kabule göre de; a-Davada nüfus idaresine husumetin düşmediği gözetilmeksizin nüfus idaresi hakkındaki davanın pasif husumet ehliyetinin yokluğu nedeniyle reddi yerine yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. b-Baba öldüğüne göre, davanın tüm mirasçılarına karşı açılması gerekirken (TM.md.301/2), mirasçılardan E.’e husumet yöneltilmeden eksik hasım ve eksik inceleme ile hüküm kurulması da isabetsizdir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2010/6565, K. 2010/10641, 31 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama