KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2010/6713 E., 2011/8635 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Karacabey Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 3.12.2009
- Numarası
- Esas no:2009/134 Karar no:2009/1019
Karar Metni
273 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm derdestlik ilk itirazı yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. 1-Davalı kadın, daha önce Almanya'da boşama davası açtığını ileri sürerek süresi içinde derdestlik ilk itirazında bulunmuş; mahkemece, "yabancı mahkemede açılmış ve görülmekte olan davanın varlığından" bahisle derdestlik sebebiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Derdestlik itirazının geçerli olabilmesi için aynı davanın iki defa ayrı ayrı açılmış olması gerekir. Aynı davadan, tarafları, konusu ve dava sebeplerinin aynı olması anlaşılır. Davaların sebepleri ve tarafları farklı ise aynı davanın varlığından söz edilemez. Yabancı mahkemede açılmış ve görülmekte olan davanın, derdestlik itirazına esas alınabilmesi için, dava sebeplerinin aynı olması yetmez.
Yabancı mahkeme kararının, Türkiye'de tenfiz kabiliyetinin olması ve bu hususa ilişkin davanın görüldüğü yabancı devlet ile Türkiye arasında anlaşmanın bulunması ve Türk Milletlerarası Özel Hukukunda bir düzenlemenin varlığı da gerekir. Aksi halde Türk Mahkemesinde derdestlik itirazında bulunulamaz. Bu hususta Almanya ile Türkiye arasında bir anlaşma bulunmasına rağmen.
Almanya'da davalı kadın tarafından açılan boşanma davası ile kocanın Türkiye'de açtığı boşanma davasının sebepleri ve davadaki sıfatları aynı değildir. O halde derdestlik itirazının reddi ile işin esasının incelenmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
2-Kabule göre de; Derdestlik itirazının kabulü halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi (HUMK.md.194) gerekirken, davanın reddine kararı verilmesi de usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2010/6713, K. 2011/8635, 17 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama