KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2010/7487 E., 2010/11687 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Aydın Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 26.11.2008
- Numarası
- Esas no:2008/698 Karar no:2008/1210
Karar Metni
312 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm kusur, velayet, tazminat, nafaka ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Dava Türk Medeni Kanununun 166/4.maddesine dayalıdır. Daha önce davacı kocanın açtığı Türk Medeni Kanununun 166/1.maddesine dayalı boşanma davası, evlilik birliğinin temelinden sarsılma durumu kanıtlanamadığından reddedilerek kesinleşmiş, o davadan sonra taraflar arasında ortak yaşam yeniden kurulamamış, davalıya yönelik kusurlu bir davranışın varlığı da kanıtlanamamıştır. Evlilik birliğinin boşanma ile sonuçlanmasına; açtığı yersiz dava nedeniyle sebebiyet veren davacı tamamen kusurludur.
Türk Medeni Kanununun 174/1. maddesi mevcut veya beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz ya da daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebileceğini, 186. maddesi, eşlerin evi birlikte seçeceklerini, birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve mal varlıkları ile katılacaklarını öngörmüştür.
Toplanan delillerden boşanmaya sebep olan olaylarda maddi tazminat isteyen eşin diğerinden daha ziyade ve eşit kusurlu olmadığı anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu bu eş, en azından diğerinin maddi desteğini yitirmiştir. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile kusurları ve hakkaniyet ilkesi (TMK.md,4 BK.md.42 ve 44 ) dikkate alınarak davalı C.. yararına uygun miktarda maddi tazminat verilmelidir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2010/7487, K. 2010/11687, 14 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama