KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2010/8271 E., 2011/9141 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Ankara 8. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 17.02.2010
- Numarası
- Esas no: 2009/780 Karar no:2010/223
Karar Metni
352 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm kusur ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Davacı-davalı koca tarafından gösterilen tanıklar duruşmada dinlenmiş, geçimsizliğe ve davalı-davacı kadının kusurlu olduğuna dair bir beyanda bulunmamışlardır. Toplanan delillerden; eşine şiddet uygulayan, eşi ve çocuğu ile ilgilenmeyen davacı-davalı koca boşanmaya neden olan olaylarda tamamen kusurludur. Davacı-davalı koca tarafından açılan boşanma davasının (TMK.md.166/1) reddine karar vermek gerekirken; yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı ise de; boşanma hükmü temyiz edilmediğinden bozma nedeni yapılmamış yanlışlığa işaret edilmekle yetinilmiştir.
2-Diğer temyiz nedenlerine yönelik olarak yapılan incelemeye gelince;
a-Türk Medeni Kanununun 174/1. maddesi mevcut veya beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz ya da daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebileceğini, 186. maddesi, eşlerin evi birlikte seçeceklerini, birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve mal varlıkları ile katılacaklarını öngörmüştür.
Toplanan delillerden boşanmaya sebep olan olaylarda maddi tazminat isteyen eşin diğerinden daha ziyade ve eşit kusurlu olmadığı anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu bu eş, en azından diğerinin maddi desteğini yitirmiştir. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile kusurları ve hakkaniyet ilkesi (TMK.md,4 BK.md.42 ve 44 ) dikkate alınarak davalı-davacı kadın yararına uygun miktarda maddi tazminat verilmelidir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
b-Türk Medeni Kanununun 174/2 maddesi, boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davalı-davacı kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, bu olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK. md.4 BK. md. 42,43,44,49) dikkate alınarak davalı-davacı kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2010/8271, K. 2011/9141, 26 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama