KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2010/8707 E., 2010/21569 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
242 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Türk Medeni Kanununun 427/3.maddesinde mirasçıları belli olmayan terekeye yönetimi için kayyım atanacağı belirtilmiştir. 3561 sayılı yasanın 5793 sayılı yasayla değişik 2.maddesinde de; ortada bulunmayan ve miras açıldığında sağ olup olmadığı ispatlanmayan mirasçıların payının yönetilmesi amacıyla Hazine'nin hak ve menfaatinin söz konusu olduğu durumlarda, mahallin en büyük mal memurunun yönetim kayyımı olarak tayin edileceği öngörülmüştür.
Açıklandığı gibi, bu gibi davalarda mahallin en büyük mal memurunun kayyım olarak atanmasının gerekli olup olmadığı, taşınmaz (pay) malikinin ve mirasçılarının kim olduğu ile bunların sağ ve bilinir olup olmadıklarının kuşkuya yer vermeyecek şekilde kesin olarak tespitine bağlıdır.
Bu amaçla taşınmaza ait kadastro tespit tutanağının getirtilmesi, tespit tutanağında dayanak eski tapu kaydı varsa bu kaydın ilgili tapu ve gerekirse Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünden tüm tedavülleriyle birlikte getirilmesi, eski yazıyla oluşturulmuşsa, bilirkişi marifetiyle tercümenin yaptırılması, malikler ile dava ihbar edilen Halide'nin ana-baba ve kardeşlerini de gösterir şekilde aile nüfus kayıt tablolarının getirtilmesi,
tüm bu belgelerdeki bilgilerin kadastro tespit tutanağının edinme sebebi sütunundaki bilgilerle karşılaştırılması ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma vede yanlış tespit tutanağı ile yetinilerek yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2010/8707, K. 2010/21569, 21 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama