KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2010/8997 E., 2011/10462 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Çivril Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 05.02.2010
- Numarası
- Esas no:2008/246 Karar no:2010/52
Karar Metni
257 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm nafakalar yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre davacı kadın için takdir edilen yoksulluk nafakası çoktur. Mahkemece Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
KARŞI OY YAZISI
Kollukça yapılan araştırmada, davalının 2022 sayılı Yasaya göre üç ayda bir 500 TL.mağdur maaşı aldığı, bunun dışında bir gelirinin ve malvarlığının bulunmadığı bildirilmiştir. Davacı bu tespitin aksini gösteren bir delil getirmemiştir. Davalıya 2022 Yasa uyarınca "muhtaç aylığı" bağlanmış olması, özürlü olduğunu, kendisini geçindirebilecek bir gelirinin olmadığını ve kanunen bakmakla mükellef kimsesinin de bulunmadığını gösterir. Bu yasaya göre muhtaç aylığı alan bir kimsenin yoksulluk nafakası ödemekle yükümlü tutulması doğru değildir. Hükmün bu sebeple bozulması gerektiği düşüncesiyle değerli çoğunluğun yukarıda 2.bentteki bozma gerekçesine katılmıyoruz.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2010/8997, K. 2011/10462, 13 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama