KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2010/9041 E., 2010/13121 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Eskişehir 1. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 04.12.2008
- Numarası
- Esas no: 2008/423 Karar no:2008/960
Karar Metni
354 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm kadının boşanma davası, kusur, nafakalar, manevi tazminat yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davalı koca tarafından açılan boşanma davasının 15.05.2008 tarihinde işlemden kaldırılıp 2006/928 esas numarası ile ayrı bir esasa kayıtlı bulunmasına rağmen bu husus nazara alınmaksızın davacı kadın tarafından açılan bu davada koca tarafından açılan 2006/928 esas numaralı davaya yönelik olarak "açılmamış sayılmasına" karar verilmesinin sonuca etkisinin bulunmamasına ve dava tarihinin 15.05.2007 tarihi olmasına rağmen karar başlığında 26.05.2008 olarak gösterilmesinin maddi hataya dayalı olup mahkemesince her zaman düzeltilmesinin mümkün bulunmasına göre, davalı kocanın tüm, davacı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davalı koca, davacı eşine eve dönmesi için ihtar göndererek önceki olayları affetmiş, en azından hoşgörü ile karşılamıştır. Boşanmaya neden olan olaylarda eşine ve kayınvalidesine ağır hakaretlerde bulunan, eşinin başka erkeklerle telefonda görüştüğünü belirtmek suretiyle eşini güven sarsıcı davranışta bulunmakla suçlayan koca tam kusurlu olup, davacı kadına atfı kabil kusur bulunmamaktadır.
Türk Medeni Kanununun 174/2 maddesi, boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davacı kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, bu olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK. md.4 BK. md. 42,43,44,49) dikkate alınarak davacı kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2010/9041, K. 2010/13121, 30 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama