KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2010/9475 E., 2011/10885 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Şişli 2. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 16.02.2010
- Numarası
- Esas no: 2008/344 Karar no:2010/110
Karar Metni
419 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalı kocanın tüm, davacı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, paranın alım gücüne, kişilik haklarına, özellikle aile bütünlüğüne yapılan saldırının ağırlığına, manevi tazminat isteyenin boşanmaya yol açan olaylarda ağır ya da eşit kusurlu olmadığı anlaşılmasına nazaran davacı kadın yararına hükmolunan manevi tazminat azdır.
Türk Medeni Kanununun 4.maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile, Borçlar Kanununun 44. ve 49. maddeleri nazara alınarak daha uygun miktarda manevi tazminat (TMK.md.174/2) takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
3-Davacı kadın, 6806 ada , 4 parselde, davalı koca adına kayıtlı taşınmaza katkısı nedeniyle değil, evlilik birliğine katkısı nedeniyle taşınmazın 1/2 hissesinin adına tescilini veya bu hisse yerine 150.000 TL.tazminatın yasal faizi ile tahsilini istemiştir. Olayları açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme hakime aittir (HUMK.md.76). İstek Türk Medeni Kanununun 174/1.maddesine dayanmaktadır. Maddi tazminatın (TMK.md.174/1) ayın olarak istenmesi mümkündür.
Mahkemece taşınmazın 1/2 hissesinin, değerinin bilirkişi vasıtasıyla tespit edilmesi, istek para olarak da talep edildiğinden talebin aşılıp, aşılmadığının belirlenmesi (HUMK.md.74), yanında, isteğin (ayın ya da para) boşanma yüzünden zedelenen menfaati telafi etmeye uygun olup olmadığının da değerlendirilmesi, sonucu uyarınca hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde davacının katkı payının subuta ermediği gerekçesi ile ret hükmü kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
4-Kabule göre de; İstek, katkı payı olarak değerlendirildiği ve başvurma harcı alındığı halde, peşin nispi harcın tamamlatılmaması doğru olmadığı gibi, evlilik birliği sona ermeden (TMK.md.225/2) bu davaların sonuçlandırılmayacağı, boşanma davası ile açılan bu taleplerin tefriki ile boşanma davasının sonucunun beklenmesi gerektiği hususunun gözetilmemesi de doğru olmamıştır.
KARŞI OY YAZISI
Davacı, evlilik birliğine katkısı nedeniyle, evin 1/2'sini, bunun kabul edilmemesi halinde bedelinin tazminini istemiştir. Bu istek, boşanma yüzünden mevcut veya beklenen menfaatin kaybına (TMK.md.174/1) dayanmamaktadır. Bu sebeple değerli çoğunluğun isteği 174/1 kapsamına göre değerlendirmesine katılmıyorum.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2010/9475, K. 2011/10885, 20 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama