KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2010/9879 E., 2011/10657 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
308 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm davalı-davacı (kadın) tarafından; tedbir ve yoksulluk nafakası ile tazminatlar yönünden; ... (koca) tarafından da, kadın yararına takdir edilen tazminatların miktarları yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Temyiz edilen karar temyiz eden davalı-davacı (kadın) vekiline 8.4.2010 günü tebliğ edilmiş ve fakat sözkonusu karar yasada öngörülen (HUMK.m.432) onbeş günlük süre geçtikten sonra 26.4.2010 tarihinde verilen dilekçe ile temyiz edilmiştir.
Kuşkusuz Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 2494 sayılı kanunla değiştirilen 432.maddesine göre, temyiz kanuni süre geçtikten sonra yapılır ise, temyiz isteminin reddine karar verme yetkisi hükmü veren mahkemeye aittir.
Ne var ki Asliye Hukuk (Aile) Mahkemelerince verilen kararların yasal süre geçtikten sonra temyiz edilmesi veya temyiz kabiliyetinin bulunmaması halinde dosyanın yerel mahkemece temyiz isteminin reddine karar verilmeden, Yargıtay'a gönderilmesi durumunda, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 2494 sayılı kanun ile değişik 432/4.maddesine göre, bu konuda bir karar verilmek üzere, dosya mahalline geri çevrilmeden doğrudan doğruya Yargıtay'ca da temyiz isteminin reddine karar verilebileceği(l.6.l990 günlü ve l989/3 Esas,l990/4 Karar sayılı) Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunca karara bağlanmıştır. Bu durumda gösterilen sebeple davalı-davacının temyiz isteminin reddi gerekir.
2-... (koca)'nın temyiz itirazlarına gelince;
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2010/9879, K. 2011/10657, 15 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama