KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2010/9932 E., 2011/10744 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Karadeniz Ereğli 1. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 9.3.2010
- Numarası
- Esas no:2008/314 Karar no:2010/16
Karar Metni
300 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm davacı tarafından maddi ve manevi tazminat, yoksulluk nafakası, çocukla davalı arasında tesis edilen kişisel ilişki yönünden; davalı tarafından da kusur tespiti, velayet, kişisel ilişki, davacı yararına hükmedilen maddi ve manevi tazminat nafakalar ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine paranın alım gücüne , ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına nazaran davacı yararına hükmolunan maddi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Borçlar Kanununun 42. ve devamı maddeleri hükmü nazara alınarak daha uygun miktarda maddi tazminat (TMK.md.174/1) takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
3-Boşanma sebebiyle manevi tazminata hükmedilebilmesi için, tazminat talep eden tarafın boşanmaya sebep olan olaylarda kusursuz veya diğer tarafa göre az kusurlu olmasının yanında, bu olayların kişilik haklarını zedelemiş olması da zorunludur. (TMK. md. 174/2) Dosyada gerçekleşen ve boşanma sebebi olan olaylar davacının kişilik haklarını zedeleyici nitelikte değildir. Kocanın eşine fiziki şiddet uyguladığı sübut bulmamış, davacının kişilik haklarını zedeleyici başka bir hadise de ispatlanamamıştır. Bu durumda davacının manevi tazminat talebinin reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2010/9932, K. 2011/10744, 16 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama