KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2011/10120 E., 2012/7163 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mart 2012
- Mahkemesi
- Beyoğlu 1. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 08.03.2011
- Numarası
- Esas no:2010/184 Karar no:2011/124
Karar Metni
277 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Mahkemece davalı kadın ağır kusurlu kabul edilerek boşanmaya karar verilmiş ise de; toplanan delillerden; davalı kadının kaynanasına karşı fiziksel şiddete başvurma ve ilk intihar girişimi olayından sonra evlilik birliğinin devam ettirildiği ; ancak daha sonra davacı kocanın annesinin eşine baskısına ve hakaretlerine sessiz kaldığı, eşine "o varsa ben evde yokum" dediği; buna karşılık davalı kadının ise eşine hakaret ettiği ve ikinci kez intihara teşebbüs ettiği anlaşılmaktadır.
Gerçekleşen bu durum karşısında boşanmaya neden olan olaylarda; taraflar eşit derecede kusurludur.
Hal böyle iken davalının ağır kusurlu kabul edilmesi doğru değil ise de; davalının davacı ile aynı oranda kusurlu olduğu gerçekleştiğine göre verilen boşanma kararı bu sebeple sonucu itibariyle doğru olup, davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile boşanmaya ilişkin hükmün gerekçesinin değiştirilmek suretiyle onanmasına karar verilmesi gerekmiş (HUMK.m.438/son) ve aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
2-Yukarıda 1. bentte açıklandığı gibi; davalı kadın boşanmaya neden olan olaylarda eşit kusurludur. Boşanma nedeniyle yoksulluğa düşeceği de anlaşılmaktadır. Davalı kadın lehine Türk Medeni Kanununun 175. maddesi koşulları oluşmuştur. Bu nedenlerle, davalı kadın yararına uygun miktar yoksulluk nafakasına hükmedilmesi gerekirken isteğin reddi doğru olmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2011/10120, K. 2012/7163, 26 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama