KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2011/10157 E., 2012/7303 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mart 2012
- Mahkemesi
- Edremit 1. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 31.03.2011
- Numarası
- Esas no: 2009/301 Karar no:2011/175
Karar Metni
274 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, kusur, tazminatlar ve yargılama giderleri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-davalı kocanın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Toplanan delillerden; davacı-davalı kocanın açmış olduğu boşanma davasından sonra tarafların barışıp bir araya geldikleri; daha sonra da davalı-davacı kadın tarafından boşanma davası açıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda tarafların barışmasından önce gerçekleşen olayların; taraflarca affedildiği, en azından hoşgörüyle karşılandığının kabulü gerekir. Affedilen veya hoşgörüyle karşılanan olaylar boşanma sebebi olarak kabul edilemez.
Davalı-davacı kadın tarafından barışma olayından sonra, kendisinin açtığı boşanma davasına kadar gerçekleşmiş , davacı-davalı kocadan kaynaklanan yeni bir olayın veya kusurlu bir davranışın varlığı da ispatlanamamıştır. Açıklanan nedenlerle; davalı-davacı kadın tarafından açılan boşanma davasının reddi gerekirken; kabulü doğru değil ise de, bu yön temyiz edilmediğinden bozma nedeni yapılmamış yanlışlığa işaret edinilmekle yetinilmiştir.
3-Boşanma sonucu, eş yararına maddi ve manevi tazminata hükmedilebilmek için; yükümlü tutulacak eşin kusurlu olması yanında talep eden eşin diğer taraftan daha fazla kusurlu olmaması gerekir (TMK.md.174/1,2). Bu nedenle, yukarıda 1. bentte açıklanan sebeplerle kusuru ispatlanamayan davacı-davalı koca aleyhine maddi-manevi tazminata hükmedilmesi de isabetsiz olup; bozmayı gerektirmiştir
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2011/10157, K. 2012/7303, 27 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama