KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2011/10607 E., 2012/7933 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Bursa 4. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 30.12.2010
- Numarası
- Esas no:2009/1293 Karar no:2010/1699
Karar Metni
294 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki "boşanma" ve "karşı boşanma" davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm; davacı-karşı davalı (koca) tarafından, kendi davası ve kadın lehine takdir edilen tedbir nafakası yönünden; davalı-karşı davacı (kadın) tarafından da, yetki, kendi davası ve tedbir nafakasının miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davacı-karşı davalı (koca)'nın tüm, davalı-karşı davacı (kadın)'ın ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece, davalı tarafından açılan karşı boşanma davasının, süresinde açılmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. Karşı boşanma davasının esasa cevap müddeti içinde açılmadığı ve diğer tarafın da karşı davanın süresi içinde açılmadığını ilk itiraz olarak ileri sürdüğü doğrudur. Bu halde, ortada harcı ödenerek açılmış bir dava olduğuna göre, ret kararı verilmeyip, karşı davanın tefrikine karar verilmesi dava ekonomisine uygun düşer.
Nitekim, karar tarihinden sonra 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunundaki düzenleme de, böyle bir durumda karşı davanın reddine değil, davaların ayrılmasına karar verileceği yönündedir (m.133/2). Öyleyse, süresinden sonra açılan karşı boşanma davası tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydedilmesi ve bundan sonra işin esasıyla ilgili hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2011/10607, K. 2012/7933, 2 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama