KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2011/10773 E., 2012/11355 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Kayseri 1. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 1.4.2011
- Numarası
- Esas no:2010/940 Karar no:2011/351
Karar Metni
296 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki "boşanma" ve "karşı boşanma" davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm her iki dava yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalı-davacı kadının tüm, davacı-davalı kocanın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Duruşmada taraflara açıklanan kısa kararda velayeti anneye verilen müşterek çocuk ile davacı-davalı baba arasında her yıl 1-31 Ağustos tarihlerinde kişisel ilişki kurulmasına karşılık, gerekçeli kararın hüküm bölümünde 1-31 Temmuz tarihlerinde kişisel ilişki kurulmakla kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşturulmuştur.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 294/3. maddesi uyarınca, hükmün tefhimi, her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. (6100 s. HMK. m.298/2) Buna göre, tefhim edilen hüküm sonucu yanlış da olsa, gerekçeli kararın, tefhim edilen hüküm sonucuna uygun düzenlenmesi gerekmektedir. Yanlışlık ancak temyiz/ kanun yoluna başvurulması ve kararın bozulması halinde düzeltilebilir. Tefhim edilen ve duruşma tutanağına geçirilen hüküm sonucu ile gerekçeli karar arasındaki aykırılık diğer yönler incelenmeden tek başına bozma sebebi olur. O halde mahkemece yapılacak iş, l0.4.l992 tarihli 7/4 sayılı içtihadı birleştirme kararı gözetilerek yeniden karar oluşturmaktan ibarettir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2011/10773, K. 2012/11355, 30 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama