KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2011/10902 E., 2011/11543 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Temmuz 2011
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Soybağının Reddi
Karar Metni
382 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dosyadaki yazılara, bozmaya uygun işlem ve araştırma yapılmış olmasına, delillerin takdirinde bir yanlışlık bulunmamasına göre yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 73.90 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 05.07.2011 (Salı)
(Muhalif) (Muhalif)
KARŞI OY YAZISI
Boşanma kararı, davalı ...'nin zinasına (TMK. md. 129) dayanmaktadır. Bu durumda davacı, davalı ananın gebe kaldığı dönemde bir başka erkekle cinsel ilişkide bulunduğunu en geç boşanma kararıyla öğrenmiş demektir.
Koca soybağının reddi davasını, doğumu ve baba olmadığını veya ananın gebe kaldığı sırada başka bir erkekle cinsel ilişkide bulunduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl içinde açmak zorundadır.(TMK.md.289/1) Bu süre hakdüşürücü süre olup, hakim tarafından resen dikkate alınır. Dava boşanma kararının kesinleştiği tarihten yaklaşık otuz bir yıl sonra açılmıştır.
Gecikmenin haklı sebebe dayandığı da ispatlanamadığına göre davanın hak düşürücü süre (TMK. md.289) geçtiğinden reddi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır. Bu sebeple değerli çoğunluğun onama görüşüne katılmıyorum.
KARŞI OY YAZISI
Soybağının reddi davası açabilmek için Türk Medeni Kanununun 289. maddesinde bir yıllık hak düşürücü süre öngörülmüştür.Yasada bu bir yıllık sürenin geçirilmiş olması ve gecikmenin haklı bir sebebe dayanması halinde; bu sebebin ortadan kalkmasından itibaren bir yıl içinde dava açılmasına da olanak tanınmıştır.Yasadaki “gecikmedeki haklı sebep”; geç öğrenmek olgusu olmayıp, öğrenmeye olanaksız kılacak savaş, deprem, yurt dışında bulunma gibi bir olağanüstü olaydır.Kayden çocukların babası gözüken davacı eşinin ... adlı kişiyle ilişki kurduğunu 1977 yılında açtığı ve boşanmayla sonuçlanan davada ileri sürmüştür.
Aradan 31 yıl geçtikten sonra soybağının reddi davasını açmıştır.Davacı, yukarıda açıklandığı şekilde gecikmeyi haklı kılan bir sebebin varlığını ileri sürmüş değildir. Davacı, durumu dava açmadan kısa bir süre önce dedikoduların artması sonucu öğrendiğini açıklamıştır.Diğer yandan, yasa koyucunun bir yıllık kısa bir hak düşürücü süre öngörmesi karşısında. 31 yıl sonra açılan soybağının reddi davasının dinlenirliği; yasa koyucunun kısa süre öngörme amacıyla bağdaşmamaktadır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2011/10902, K. 2011/11543, 5 Temmuz 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama