KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2011/10940 E., 2012/8055 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma - Ziynet Alacağı
Karar Metni
417 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm her iki dava (talep) yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle hükmedilen 8.000 TL. maddi tazminatın Türk Medeni Kanununun 174/1. madde kapsamında olarak istendiği ve hükmedildiğinin anlaşılmasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Boşanmanın eki olan tazminatlar boşanma hükmünün kesinleşmesi ile istenebilir hale gelir. Bu nedenle hükmedilen tazminatlara faiz uygulanması istenmiş ise; faizin başlangıcının da boşanma hükmünün kesinleşmesi tarihi olması gerekir. Yasal durum böyleyken, mahkemece davacı yararına hükmedilen Türk Medeni Kanununun 174/1-2. maddeleri uyarınca hükmedilen tazminatlara uygulanan faizin dava tarihinden başlatılması doğru olmamıştır. Ancak bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün bu bölümünün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir (HUMK.md.438/7).
KARŞI OY YAZISI
Davacının ziynet eşyası alacağına yönelik hüküm davalı kocanın ikrarına dayalı olarak verilmiştir.
Davacı kadın 10 adet bileziğinin satılarak kendisine otomobil alındığını, bu otomobilin de satılıp daha sonra ... adına otomobil alındığını; üç adet bileziğin ise bozdurulup kocanın hastalığına harcandığını ileri sürmüştür. ... ise beyanında 13 adet bileziğin düğün takısı olmadığını, kendi tasarrufları ile biriktirdiğini ve daha sonra bunları satılıp kendisine otomobil aldığını ileri sürmüştür. Davalı kocanın ikrarı gerekçeli inkar (vasıflı ikrar) niteliğindedir.
Vasıflı ikrar bölünemez. Bu nedenle kocanın ikrarı gerekçe gösterilip ziynet eşyası alacağının kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. Diğer yandan üç adet bileziğin bozdurulup kocanın rahatsızlığının tedavisi için harcandığı sabit olmuşsa da; kadının bu miktardaki harcaması ahlaki bir görevin ifası olarak geri istenemez.
Davacının 10 adet bileziğin kocanın otomobiline değer artış payı olarak katıldığını iddia etmesine göre, mahkemece bu ziynetlerin bedeline yönelik bir inceleme yapılması gerekmemektedir. Davacının bu ziynetlere yönelik alacak talebi katılma alacağına yöneliktir. Boşanma hükmü kesinleştiği takdirde bu talep incelenebilir hale gelir.
Bu nedenle 10 adet bileziğe dayanan katılma alacağıyla ilgili davanın ayrılıp, tarafların delillerinin katılma alacağı çerçevesinde değerlendirilip gerçekleşecek sonucuna göre karar verilmek ve ayrıca üç adet ziynet için de davanın reddine karar karar verilmek üzere hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2011/10940, K. 2012/8055, 2 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama