KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2011/12247 E., 2012/10326 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Kadıköy 4. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 17.03.2011
- Numarası
- Esas no: 2009/18 Karar no:2011/218
Karar Metni
377 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı (kadın) tarafından, velayet, kişisel ilişki, tedbir nafakası, alacak ve yargılama giderleri ile vekalet üceti yönünden; davalı (koca) tarafından ise, "kusura ilişkin gerekçesi ve manevi tazminat yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalının tüm, davacının ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Tarafların müşterek çocuğu T.., 27.11.1997 doğumlu olup, idrak çağındadır. Duruşmada beyanına başvurulmuş ve annesinin yanında kalmak istediğini bildirmiştir. Uzman raporunda da velayetin anneye verilmesinin uygun olacağı ifade edilmiştir. Çocuğun yüksek yararına açıkça ters düşmedikçe açıkladığı görüşe önem verilmelidir (Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi md.6,). Dosyada anne yanında bulunmasının çocuğun bedeni, fikri ve ahlaki gelişimine engel olacağı yönünde ciddi sebep ve deliller bulunmamaktadır. Bu durumda bu çocuğun velayetinin anneye bırakılması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
3-Davacı, dava dilekçesinde bankada müşterek hesapta bulunan paranın davalı tarafından kendi adına olan münferit hesaba aktarıldığını ileri sürerek münferit hesaba aktarılan bu paranın iadesini de talep etmiştir.
Teselsüllü müşterek hesaptaki paranın, hesap sahiplerinden biri tarafından çekilip münferit hesaba yatırılması, eşler arasında “teselsüllü ortak hesapla” oluşan akdi ilişkiye aykırılık niteliğinde olup, aksi kararlaştırılmamışsa hesapta bulunan para üzerinde hesap sahipleri yarı yarıya hak sahibidir. Davacı, aralarındaki akdi ilişkiye dayanarak hakkını talep ettiğine göre, iş aile mahkemelerinin görevi dışında olup, genel mahkemelerin görevine girmektedir.
Hal böyle olunca, bu talep yönünden görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esası hakkında hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2011/12247, K. 2012/10326, 19 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama