KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2011/12896 E., 2012/10338 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Nazilli Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 22.02.2011
- Numarası
- Esas no: 2008/739 Karar no:2011/150
Karar Metni
269 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki "boşanma" ve "nafaka" davalarının birleştirilerek yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı tarafından, boşanma ve nafaka davası ile ziynetler yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davalı, 11.10.2008 tarihli tutanakta, eşine ait dört adet burgulu bilezik, iki adet yüzük ve bir adet künyeyi, borçları nedeniyle sattığını kabul etmiştir. Bunların dışındaki takıların davalı tarafından alıkonulduğu ispatlanamamıştır. O halde, sözü edilen tutanakta kabul edilenler dışındaki ziynetlerin reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
3-Davacı, ziynetlerin aynen iadesini mümkün değilse bedellerinin tahsilini istemiştir. Aynen iadesi mümkün olmayanların bedelleri isteneceğinden, hüküm yerinde ziynetlerin her birinin değerinin ayrı ayrı gösterilmesi gerekir. Davacı, dava dilekçesinde aynen iadenin mümkün olmaması halinde talep ettiği bedeli açıkça gösterdiğine göre, gösterilen bu bedeller yerine, “aynen iadenin mümkün olmaması halinde teslim günündeki bedele” hükmedilmesi bedel bakımından talebin aşılması sonucunu hasıl eder. Bu ise talepten fazlaya hüküm verilemez şeklindeki usul kuralına(HMK.md.74) aykırı düşer. O nedenle aynen iadenin mümkün olmaması halinde dava dilekçesinde gösterilen bedele hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması da usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2011/12896, K. 2012/10338, 19 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama