KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2011/13301 E., 2012/10043 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2012
- Mahkemesi
- İzmir 7. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 19.4.2011
- Numarası
- Esas no:2010/908 Karar no:2011/403
Karar Metni
350 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı koca tarafından; reddilen tazminat talebin yönünden, davalı kadın tarafından da; kusur ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davacı kocanın katılma yolu ile temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davalı kadının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Dava, Türk Medeni Kanununun 166/son maddesine dayalı olarak açılmıştır. Bu davaya dayanak olan önceki dava; koca tarafından, evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle açılmış; geçimsizliğin kanıtlanmadığı gerekçesiyle reddedilerek kesinleşmiştir. Önceki davada, davalı kadına yüklenebilecek kusurlu bir davranış bulunmadığı gibi; o davadan sonra evlilik birliğinin yeniden kurulamadığı ve yeni bir olayın da taraflar arasında gerçekleşmediği sabittir O halde boşanmaya neden olan olaylarda kadına kusur atfı mümkün bulunmamaktadır. Başlangıçta yersiz boşanma davası açarak, fiili ayrılık nedenine dayalı boşanmanın (TMK.m.166/son) zeminini hazırlayan ve boşanmaya sebebiyet veren davacı koca ise, bu nedenle kusurludur.
Türk Medeni Kanununun 174/1. maddesi mevcut veya beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz ya da daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebileceğini, 186. maddesi, eşlerin evi birlikte seçeceklerini, birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve mal varlıkları ile katılacaklarını öngörmüştür.
Toplanan delillerden boşanmaya sebep olan olaylarda maddi tazminat isteyen eşin diğerinden daha ziyade ve eşit kusurlu olmadığı anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu bu eş, en azından diğerinin maddi desteğini yitirmiştir. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile kusurları ve hakkaniyet ilkesi (TMK.md,4 BK.md.42 ve 44 ) dikkate alınarak davalı kadın yararına uygun miktarda maddi tazminat verilmelidir.
17.04.2012 (Salı)
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2011/13301, K. 2012/10043, 17 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama