KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2011/1350 E., 2012/6387 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mart 2012
- Mahkemesi
- Kastamonu Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 3.11.2010
- Numarası
- Esas no:2009/343 Karar no:2010/477
Karar Metni
326 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı koca tarafından reddedilen boşanma davası ve ziynetler yönünden, davalı-davacı kadın tarafından ise birleşen nafaka davası ve ziynetlerin miktarları yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 20.3.2012 günü duruşmalı temyiz eden davacı-davalı E. Ö. ile vekili Av. S. K..ve karşı taraf temyiz eden davalı-davacı S. Ö.. vekili Av. Y. D.. geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre tarafların ziynetlere yönelik temyiz itirazları yersizdir.
2-Yapılan soruşturma, toplanan delillerle mahkemenin de kabulünde olduğu gibi davacı-davalı kocanın güven sarsıcı davranışları yanında davalı-davacı kadının da kocasına ağır hakaretler ettiği anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı-davalı dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, davacı-davalının boşanma davasının kabulüne (TMK.md.166/1) karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile davanın reddi doğru bulunmamıştır.
3-Davalı-davacı kadının Türk Medeni Kanununun 197. maddesine dayalı tedbir nafakası davası hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2011/1350, K. 2012/6387, 20 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama