KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2011/14016 E., 2012/23269 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Kadıköy 4. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 05.04.2011
- Numarası
- Esas no:2010/761 Karar no:2011/286
Karar Metni
341 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 02.10.2012 günü duruşmalı temyiz eden davalı-karşı davacı R..K..C..vekili Av. L.. Y.. ve karşı taraf temyiz eden davacı-karşı davalı G..C..vekili Av. Ö..K..geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ait temyiz itirazlarının incelenmesi artık mümkün bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-115.000 TL maddi tazminat talebinde bulunan ve davadaki sıfatı "davalı-karşı davacı" olan koca için, hükümde, infazda tereddüte yol açacak şekilde "davacı-karşı davalı" sıfatının kullanılması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
3-Dairemizin 20.09.2009 tarihli bozma kararına uyulduğu halde davalı-karşı davacı kocanın manevi tazminat talebi ile ilgili olarak olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmaması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
4-Dava konusu 15.500 TL'lik söz, düğün ve nişan masrafları ile ilgili alacak talebi yönünden bozmaya uyulduğu halde görevsizlik kararı verilmesi gerekirken tefrik kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
5-Dava konusu edilen 36.000 TL ziynet alacağı yönünden Dairemizin 29.09.2009 tarihli bozma ilamının 4. bendinde açık bir onama veya bozma yapılmadığından bu hususta olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmaması da yanlış olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2011/14016, K. 2012/23269, 2 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama