KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2011/14155 E., 2012/7222 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mart 2012
- Mahkemesi
- Sandıklı Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 12.04.2011
- Numarası
- Esas no:2010/58 Karar no:2011/181
Karar Metni
248 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, kesinleşen boşanma kararı ile birlikte velayeti anneye verilen ortak çocuğun velayetinin değiştirilerek babaya verilmesine ilişkindir (TMK.md.183 349). Velayetinin değiştirilmesi istenilen ortak çocuk Y. K.. 2001 doğumludur. Velayetin düzenlenmesinde ana ve babalık duygularının tatmini gözetilmekle birlikte, asıl olan çocuğun üstün yararıdır (TMK. md. 339).
Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin 12, Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesinin 3 ve 6. maddeleri kendilerini ilgilendiren konularda idrak çağındaki çocukların görüşünün alınmasını ve görüşlerine gereken önemin verilmesini öngörmektedir. Haklarında yapılan velayet düzenlemesi çocukları ilgilendiren en önemli konulardan biridir. Çocuk görüşüne başvurulduğunda on yaşında olup; idrak çağında olduğu kabul edilmelidir.
Çocuk görüşünde; davacı babası yanında olma isteğini bildirmiştir.Davacı babanın İsviçre'de çalışıp, orada yaşadığı ve yaşadığı ülkenin yapısı ve babanın ekonomik -sosyal olanakları gözetildiğinde; çocuğa iyi bir eğitim ve gelecek sağlayabilecek konumda olduğu ve velayeti üstlenmesine engel bir durumu bulunmadığı anlaşılmaktadır. Halen velayeti üstlenen davalı anne de velayet değişimini kabul etmektedir.
Açıklanan durumlar gözönüne alındığında; çocuğun üstün yararının babanın velayeti altına alınmak olduğu açıktır. Bu nedenlerle mahkemece, yetersiz gerekçeyle velayet değişimi talebinin reddine karar verilmesi isabetsiz olmuş; bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2011/14155, K. 2012/7222, 27 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama