KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2011/14329 E., 2012/10453 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Ankara 8. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 17.5.2011
- Numarası
- Esas no:2010/979 Karar no:2011/481
Karar Metni
309 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm kusur, tazminatlar ve nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK. md.186/1), geçimine (TMK md.185/3), malların yönetimine (TMK.m. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK.m.185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (resen) almak zorundadır (TMK.m.169). O halde; Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere davalı kadın yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
2-Toplanan delillerden davalı kadının kusurlu bir davranışının kanıtlanamadığı; buna karşılık boşanmaya sebep olan olaylarda açtığı boşanma davası reddedilip Türk Medeni Kanununun 166/son maddesinde yer alan boşanma sebebini yaratan ve davalı tanıklarına evlendiğini söyleyip güven sarsıcı davranışlarda bulunan davacı kocanın tamamen kusurlu olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda; davalı kadının boşanmayla yoksulluğa düşeceği (TMK.m.175), mevcut ve beklenen zarar olarak maddi zararının oluşacağı (TMK.m.174/1) ve ayrıca boşanma sebebi oluşturduğu açıklanan olayların kişilik haklarına saldırı oluşturması nedeniyle davalı kadının manevi zararının (TMK.m.174/2) da gerçekleşeceği anlaşılmaktadır.
Durum böyleyken mahkemece hatalı olarak taraflara kusur yüklenemeyeceğinin kabulü ve buna bağlı olarak davalı kadının talep ettiği yoksulluk nafakası ile maddi ve manevi tazminatların yasal koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle reddine karar verilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2011/14329, K. 2012/10453, 24 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama