KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2011/15159 E., 2012/24445 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Kartal 1. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 19.4.2011
- Numarası
- Esas no:2010/179 Karar no:2011/479
Karar Metni
297 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki boşanma davalarının birleştirilerek yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı koca tarafından; her iki dava yönünden, davalı-davacı kadın tarafından ise; tazminatların miktarı, reddedilen yoksulluk nafakası, iştirak ve tedbir nafakalarının miktarı yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 12.10.2012 günü duruşmalı temyiz eden davacı-davalı H..T.. vekili Av. E..A.. D...geldi. Karşı taraf temyiz eden davalı-davacı M..T...ile vekili gelmediler. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Mahkemece davacı-davalı koca tamamen kusurlu, davalı-davacı kadın kusursuz olarak değerlendirilip; kocanın davasının reddi, kadının davasının kabulüyle boşanmaya karar verilmiştir.
Ancak mahkemenin kocaya kusur olarak yüklediği, güven sarsıcı davranışın 2005/2006 yıllarında gerçekleştiği bu olaylardan sonra evlilik birliğinin uzun süre devam ettirildiği, böylece bu davranışın kadın tarafından affedildiği en azından hoşgörüyle karşılandığının kabulü gerektiğinden; boşanma sebebi olarak kabul edilmesi doğru olmamıştır.
Ne var ki, tarafların daha sonra birlik görevlerini yerine getirmemek şeklinde gerçekleşen her iki tarafın karşılıklı eşit kusurlu davranışları sonucu evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davacı-davalı kocanın davası bakımından da Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesindeki boşanma koşulları gerçekleşmiştir.
Durum böyleyken; boşanmaya kocanın davasının da kabulü suretiyle karar verilmesi gerekirken; mahkemece davacı-davalı kocanın davasının yetersiz gerekçeyle reddine karar verilmesi isabetsiz olmuş; bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2011/15159, K. 2012/24445, 12 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama